Sayfalar

25 Temmuz 2011 Pazartesi

lilly?

Gece olunca kalp atışlarım hızlanıyor. Sigara paketine daha sık gidiyor elim.

Artık neye üzüldüğümü şaşırdım. Kesin,keskin ve net bir şey yok. Zaten bir süredir de üzüldüğüme üzülüyorum en çok. Eski neşemi kaybetmiş olmam, eski girişkenliğimi yitiriyor olmam çok da umurumda değil. Zaten yitip gitmeye sürekli devam eden bir hayatım var. Beni yutan, beni boğan bir bataklık misali. Dışarı çıkmak amaçlı bir birim başarılı çaba gösterdiğimde, iki birim daha içeri çekiliyorum. Ne var peki diye sorma? Dedim ya, üzüldüğüme üzülüyorum.

Farkındayım, bu ruh hali iyi değil. Gece olunca kalbimin, yerinden kendini sökmek istemesi iyi değil.

Cumartesi akşamı Taksim'e gidişim... Beşiktaş'tan otobüse binen bir abla, yanında da kızı vardı. O kız nasıl tarif edilebilir ki? Tekerlekli sandalyede oturan zihinsel engelli bir kız işte. Gümüşsuyu'nu geçince, düğmeye basmak istedi. Annesi yardım etti, kızın kolunda tuttu. Düğmeye götürdü, kız işaret parmağını abartılı biçimde kullanarak düğmeye bastı. Annesi, dünyanın en güzel öpücüğünü verdi kızına. İnleyerek, o an mutlu olduğunu otobüs yolcularına duyurdu. Önümde kucağında sağlıklı bebeğiyle oturan annenin, tanrısına ettiği dua kulaklarımda çınladı. Taksim'e geldik. Orta kapı açıldı. Annesi geri geri kapıya kadar çekti tekerlekli sandalyeyi. Hemen tuttum sandalyenin bir ucundan. Beraber indirdik sandalyeyi. Kızın gözlerini gördüm o an. Gözlerinin içini gördüm. Yansıttığı saf mutluluğu gördüm. Oturdum oradaki merdivenlere. Bir sigara yaktım hemen. Gözlerimden süzülen damla yaşlara atfettim o sigarayı.

O anda da kalbim, şu anki gibiydi. Akciğerlerimi parçalamak için uğraşıyordu.

Mekana girdim. İnsanları görünce daha da hızlandı. Kalbim sakinlemiyordu. Bir iki kişiye selam verip hemen bara geçtim. Bir bira söyledim kendime. Kızın şerefine içtim. Kızın mutluluğuna içtim. Kızın gözlerine içtim. Durmadım o gece. Kaybetmek istedim kendimi. Olduğum mekan, sahip olduğum sıfat, mekandaki insanlar zerre kadar sikimde değildi. Ne bulduysam içtim. Hissetmemek için, uyuşmak için içtim. Kızın mutlak saflığına erişebilme amacıyla içtim. Bir çift göze içtim! Alkol alıp pompa kovalayan insanlardan zihinsel olarak uzaklaşmak istiyordum. Götünü elletip kendine cin tonik ısmarlatıp kaybolan o kadın, bir kaç gün önce aniden aldığım kararın ne kadar mantıklı olduğun ispatladı bana. Yalnızlığa içtim! Mideme oturan dünyayı kusmak istedim. Beynimi kemiren kurtları alkolle zehirlemek istedim. Çok özendim o kızın gözlerine. O kızın gözleri olmak istedim. O kızın gülümsemesi olmak istedim. Aldığım nefes, duyduğum ses... Yalanlarıma içtim! Ama en çok, o kızın mutluluğuna içtim! Düşünmedim gecenin sonunu. Umurumda da değildi zaten. Böbreğimi alsalar, karaciğerimi deşseler ne. Ben apayrı bir dünya gördüm o gözlerde. Senin ve benim asla sahip olamayacağımız bir dünya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder