Sayfalar

1 Mayıs 2017 Pazartesi

yazarlara bile güven olmuyor

Hayat bir şekilde bir yerlerde var. İki yan sokakta da, tuğla üstü sıva üstü alçı üstü boya ile ayrılmış yan odada da var, kitapların içinde de var.

Her sabah kalkan insanlar var. Her sabah kalabalık olurlar, trafik olurlar, iş arkadaşı olurlar, müşteri olurlar, turist olurlar, müptezel olurlar. Her akşam arkadaş olurlar, eş olurlar, dost olurlar, yalnız olurlar.

Evlerinden çıkmayan insanlar var. Çıkamayan ya da çıkmak istemeyen insanlar. Alışkanlıktan yahut hastalıktan yahut yalnızlıktan çıkmayan insanlar. Bunlar ne olurlar? Schröndinger’in kedisi olur onlar. Gözlemci baktığında oradadırlar bu insanlar. Gözlemci bakmadığında ise? Orada olurlar mı? Yoksa hayat bir şekilde bir yerlerde yok olur mu?

Benmerkezcil hayatların kütle çekimi sebebiyle birbirinden uzak kıldığı ilişkilerin zamanı bu zaman. İnsanın değeri eski İstanbul beyefendi ve hanımefendilerinin yanlarında taşıdığı ipek mendiller seviyesinden seri üretim kağıt mendil değerine düştüğü zaman bu zaman. Derebeylikler yıkıldı, serflikler kalktı, toprağa bağlı köylüler özgürleşti, yani zaman geçti. Bireyler özgürlüklerini kazandıkça, seçim yapmaları çok daha zorlaştı. Neyin seçimini yapacaklardı? Evden çıkmak mı yoksa çıkmamak mı? Müptezel mi olacaklardı, yoksa sıkı bir dost mu ya da amansız bir yalnız?

Ama şimdi kuraklık var. İnsanlar, hayatı ve insanları olduğu gibi havayı da ve suyu da ve toprağı da hiç tükenmeyecekmiş gibi harcadılar. Metot bolluğu, kaynak kıtlığını doğurdu. Kaynak kıtlığı ise insanın sonunu hazırlıyor.

Camus vari bir yaklaşımla, hem bedenin kusurları hem de kıt kaynaklar sebebiyle sonu kötü bitecek bir yaşantında, gerçek tek kurtuluş nihayete ermek midir? Evinden çıksın ya da çıkmasın, her birey birer Sisifos değil midir? Camus “İnsan, anlamsızlığına ve tüm baskılarına karşın yaşamı yenmek zorundadır.” derken, bu yengi nasıl olacaktır? “Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır, intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.” der Camus. Soruyu cevaplamaz: Bu yengi nasıl olacaktır?

Yazarlara bile güven olmaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder